Kaplama Jenerasyonları

Dünya üstünde birçok firma probiyotiklerde yaşanan dayanıklılık (stabilite) sorununu çözmeye çalışmıştır. İlk jenerasyon probiyotikler kaplamasızdı. Fermente gıdalarda ve kültürlerde işe yarayan bu bakterilerin mide asidi ve safrada canlı kalımları kolay olmadığı için bağırsağa etki etmeleri çok zordu.

İkinci jenerasyon ise enterik kaplamalı kapsüller veya tabletlerdi. Birçok gıda desteği için uygun olan bu yöntem probiyotikler için çok uygun değildir, çünkü bakterilerin salınımını kontrol etmek güçtür. Bu da mide ve safra asidine maruz kalmalarına ve görevlerini yapmak için bagırsaklara yeterince canlı dost bakterinin  ulaşamamasına neden olabilir. Çift kaplama teknolojisine sahip probiyotikler safra asidi ve mide asidine dayanıklıdır.

Üçüncü jenerasyon mikrokapsüle edilmiş bakteriler, yiyeceklerde kullanılmak için uygun olmasına rağmen, midenin farklı pH düzeylerinde bakterileri korumak için yeterli değildir. Enterik kaplamada oldugu gibi yeterli sayıda canlı dost bakteri  bu kaplamaya sahip ürünlerde de yinesindirim ve bağışıklık sistemini desteklemek için  bagırsaklara ulaşamayabilir.

Spor formu ise bir kaplama teknolojisi olmayıp hücrelerin tehlike anında kendilerini korumaları için kabuk bağlamaları olarak açıklanabilir. Doğal olarak vücutta olan bir form değildir. Canlı olarak bagırsaklara ulaşssalar dahi sağlıklı bir sindirim sistemi için gerekli olan kolonizasyon yani çoğalmayı başarmaları oldukça zordur.