Mikrobiyota Diyeti Nedir?

Sindirim sistemi işleyişini düzenleyen ve bu sistemin işleyişine destek olan, fayda sağlayan mikroorganizmaların tamamına bağırsak florası; bir diğer ismiyle bağırsak mikrobiyotası denir. Daha anlaşılır bir ifadeyle; bağırsak mikrobiyotamızda yararlı ve zararlı bakteriler bulunmaktadır. Bu bakterilerin dengesi ise genel sağlığımız üzerinde direkt olarak etki sahibidir. Doğum anından itibaren oluşmaya başlayan mikrobiyota, yaşam boyunca kötü beslenme, bilinçsiz ilaç kullanımı, çeşitli hastalıklar gibi nedenlerle zarar görebilir. Beslenme şeklimiz, bağırsak mikrobiyotamız üzerinde ciddi rol oynamaktadır. Yağlı ve şekerli yiyecekler, paketli ve işlenmiş gıdalar, fast food besinler; bağırsak mikrobiyotamızın sağlığını bozabilir. Zararlı bakterilerin sayılarının artmasına ve dost bakterilerin sayılarının azalmasına neden olabilir.

Bağırsak mikrobiyotamızda yer alan dost bakteriler sindirim sisteminin düzenlenmesine ve bağışıklık sistemi sağlığının desteklenmesine yardımcı olurken zararlı bakteriler sindirim problemlerinden kilo artışına, depresyondan kolon kanserine kadar pek çok sağlık sorununa yol açabilir. Mikrobiyota içerisindeki bu dost ve zararlı bakteriler arasında bir denge vardır. Bu dengenin bozulması diyabet, kalp ve damar hastalıkları, depresyon, obezite gibi ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlayabilir. İşte bu dengeyi korumak ve desteklemek için yapabileceğimiz en önemli şey sağlıklı beslenmedir!

Bağırsak mikrobiyotası üzerine yapılan bilimsel araştırmalar, beslenme şeklinin bakteri dengesini %57 gibi ciddi bir ortanda etkilediğini göstermektedir. Tüm bu bilgiler ışığında yediklerimizin bağırsak sağlığımız; dolayısıyla da genel sağlığımız üzerinde ciddi bir etkiye sahip olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz!

 

Mikrobiyota diyeti

Mikrobiyota diyeti

Mikrobiyota dengesinin önemini açıkladıktan sonra bir de mikrobiyota diyetine bakalım. Mikrobiyota diyeti demek, aslında bağırsak mikrobiyotasını desteklemeye ve korumaya yönelik benimsenen sağlıklı bir beslenme programı anlamına gelmektedir. Çeşitli nedenlerle zarar görmüş bir mikrobiyota, böylesine sağlıklı bir diyetle yeniden düzenlenebilir ve sağlığına kavuşturulabilir. Mikrobiyota diyeti için öncelikle iki hafta boyunca kötü bakterilerin besin kaynağı olan gluten, eklenmiş şeker, laktoz, bal gibi tat vericiler beslenmeden uzaklaştırılır. Kırmızı et azaltılıp balığa yönelinir ve zencefil, avokado, orman meyveleri gibi bağırsak dostu besinler tüketilir. Diyetin ikinci aşamasında; dost bakterilerin besinleri olan prebiyotik kaynaklar beslenmeye dahil edilerek dost bakterilerin çoğalması hedeflenir. Bunlar pırasa, soğan, sarımsak, enginar, muz, yağlı tohumlar, lifli gıdalardır. Üçüncü aşamada iki hafta boyunca yoğurt, kefir gibi fermente gıdalar sıklıkla tüketilir. Somon, zeytinyağı, elma, yeşil yapraklı sebzeler, bu aşamada yararlanılabilecek bağırsak dostu besinlerdir. Son aşamada ise daima devam edilecek bir beslenme programı benimsenir. Burada önerilen, ülkemizde de yer alan daha çok sebze ağırlıklı olan Akdeniz diyetidir.

Görüldüğü üzere bağırsak dostu besinlerin sıkça yer aldığı, sağlıksız besinlerinse uzaklaştırıldığı bir beslenme programı, mikrobiyotayı desteklemek ve onarmak için tercih edilebilecek bir yöntemdir. Siz de sağlıklı bir sindirim ve bağışıklık sistemine sahip olmak için sağlıklı beslenerek bağırsaklarınıza iyi bakmayı unutmayın!

 

NBL Probiotic ana sayfasına dönmek için: NBL Probiotic

Probiotic-Aile-2019-CK-3-yaş-1

NBL Probiotic Ailesi:

Bu yazılarımız da dikkatinizi çekebilir: