Obezite ve Bağırsak Mikrobiyotası Arasındaki İlişki

Obezite

Obezite ülkemizin ve dünyanın yaygın sağlık problemlerinden bir tanesidir. Obezite yağ kütlesinin yağsız kütleye göre aşırı artışı olarak nitelendirilebilir. Yetişkin kadınların vücudunun %20-25’i, yetişkin erkeklerin ise vücut ağırlığının %15-18’i yağ dokusundan oluşur. Bu oranın kadınlarda %30’un, erkeklerde ise %25’in üzerine çıkması obeziteye sebebiyet verebilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü obeziteyi; vücutta sağlığı bozacak şekilde yağ birikmesi olarak tanımlamıştır. Obezite insülin direnci, koroner arter hastalığı, metabolik sendrom, uyku apnesi, astım, solunum zorluğu gibi onlarca hastalığa sebebiyet verebilmektedir. Bu sağlık sorunu yanlış beslenme, yetersiz fiziksel aktivite, cinsiyet, yaş, psikolojik problemler vb. etkenler ile ortaya çıkabilmektedir. Son zamanlarda yapılan birçok araştırma ise bağırsak mikrobiyata dengesinin obezite ile bağıntılı olabileceğini göstermektedir.

 

Obezite ve bağırsak mikrobiyatası arasındaki ilişki nedir?

Vücudumuzda trilyonlarca bakteri bulunmaktadır. Bu bakterilerin büyük bir çoğunluğu bağırsaklarımızda yer alır. Bağırsaklarımızda yer alan bakterilerin dost ve zararlı türleri mevcuttur. Son zamanlarda yapılan birçok araştırma bağırsak florasının yani mikrobiyatanın vücudumuzdaki birçok sistemle bağlantılı olabileceğini göstermektedir. Bu sistemler arasında bağışıklık sistemi ve sindirim sistemi gibi sistemler bulunmaktadır.

Zararlı bakteriler sağlıksız gıdaları severken dost bakteriler sağlıklı gıdaları tercih ederler. Yani bakteri türlerinin de kendi içinde beslenme alışkanlıkları bulunmaktadır. Örneğin probiyotiklerin sevdiği bir gıda tükettiğimiz zaman probiyotikler bu sürece etkin bir şekilde katılabilir ve sayıları artmaya başlar. Fakat sağlıksız bir gıda geldiği zaman hem zararlı bakterilerin sayısı artar hem de aşırı şekilde kalori almış oluruz. Bu yüzden de dost bakterilerin sevdiği bir beslenme stili uygulamamız, sigara ve alkol tüketmememiz, zararlı gıdalardan uzak durmamız, şekeri makul seviyelerde tüketmemiz büyük önem taşımaktadır. Bununla birlikte bilinçsiz bir şekilde antibiyotik kullanmamak ve antibiyotik ilaçlarla büyütülen çiftlik hayvanlarını tüketmemek gerekir. Hayvanların da tıpkı bizler gibi bakterilere sahip oldukları ve büyümeleri gerektiği için antibiyotik ilaç kullanarak yedikleri besinlerden tam anlamıyla faydalanmaları gerekebilir. Antibiyotikle büyütülmüş bir hayvanın etini yememiz ise bizim floramızdaki dost bakterilerin ölmesine neden olabilir.

Sonuç olarak; bağırsaklarımız sindirim sistemimizdeki en önemli oyunculardan bir tanesidir. Yapılan birçok araştırma bağırsaklarımızdaki dost bakterilerin sindirim sisteminde destekleyici bir rol üstlendiğini göstermektedir. Sindirim sistemimizin etkin bir şekilde çalışmaması aşırı kilo ve kalori alımı ile sonuçlanabilir. Bu yüzden bağırsak floramıza iyi bakmalı; zararlı ve bilinçsiz alışkanlıklara veda etmeliyiz.

 

NBL Probiotic ana sayfasına dönmek için: NBL Probiotic

Probiotic-Aile-2019-CK-3-yaş-1

NBL Probiotic Ailesi:

Bu yazılarımız da dikkatinizi çekebilir: